İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi, Türkiye’nin Kalkınma Yolu ile İsrail’in IMEC projesini karşı karşıya getirirken, Ankara’nın hamleleri Tel Aviv yönetiminde “devre dışı kalma” endişesini büyüttü.
İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan abluka ihtimali, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarını yeniden şekillendirirken, bölgede iki büyük proje öne çıktı. İsrail öncülüğündeki IMEC projesi ile Türkiye’nin Kalkınma Yolu girişimi arasındaki rekabet, askeri stratejilerin ötesine geçerek ekonomik ve jeopolitik bir mücadeleye dönüştü.
İsrail basınında yer alan analizler, Ankara’nın son dönemde attığı diplomatik ve ekonomik adımların Tel Aviv yönetiminde “devre dışı kalma” endişesi yarattığını ortaya koydu. Maariv gazetesinin haberine göre, Türkiye ve Suriye’nin İsrail’in Avrupa’ya açılan kapı olmasını engellemek amacıyla ortak bir strateji izlediği öne sürüldü. İsrail’in eski üst düzey askeri yetkililerinden emekli Yarbay Amit Yagur, Türkiye liderliğindeki bloğun İsrail’i denklemden çıkarmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu savunarak, bu hamlelerin arkasında güçlü bir jeopolitik hesap bulunduğunu dile getirdi.
Yorumlar